Paratoner ve Yıldırım Sistemleri Hakkında Tüm Teknik Bilgiler

Teknik Bilgiler

Temel topraklaması yayınlanan son topraklama yönetmeliği’ nde yer alan ve yapılarda es – potansiyellemeyi mümkün olması gereken iyileştirmeyi sağlayan bir uygulamadır. Yapının temeli oluşturulurken, temel içindeki demir iletken kısımların elektriksel olarak sürekliliğinin gerçekleştirilmesi, bir yandan es-potansiyellemeyi sağlarken, diğer yandanda, topraklama direnci olarak ölçüldüğünde uygun ohm verirse, TT şebeke için koruma topraklaması, TN şebeke için ise işletme topraklamasını sağlar. Bütün bunlar yapı temeli izole edilip bohçalanmamış olduğu taktirde geçerlidir.

Yapı temeli izole içinde ise, yapılacak uygulama, potansiyel dengeleme ve düzenleme kurallarına göre bohçalanmamış temelin altına ağ şeklinde uygun dirençli topraklama tesisi yapmak ve bunu toprak içinden sürdürüp izolasyonun sona erdiği seviyede es-potansiyellenmis betonarme demirleri ve iletken kısımlarla irtibatlandırmaktır. Bu iki tip topraklama uygulaması için, iletken seçiminde uyulması gereken hususlar şunlardır. Yönetmelikte galvaniz şerit önerilmektedir. Gerçekten de betonarme, demir ile ayni esaslı malzeme olduğundan, korozyon riski taşımaz ve en uygun malzemedir. Öte yandan, ülkemizdeki galvaniz şeritler 40 ile 50 mt boylarında olup, ancak özel siparişlerle 100 ile 150 m’lik boylarda da üretilmektedir. Boy kısaldıkça ek malzemesi daha fazla gerekmekte, bu da montajın yapımı aşamasında isçilik ve malzeme fiyatlarında artışa sebep olur. Ayrıca, çok ek, çok problem demektir. ve kaliteyi düşüren bir etken olarak karsımıza çıkar. Diğer bir gerçek de, piyasadaki galvanizl şeritlerin Avrupa’daki kalitede olmamasıdır. Genelde çeşitli hurda malzemeden imal edilen galvaniz şeritler, üzerlerine yapılan çinko kaplamayı tam kabullenmemekte, çok küçük bükümlerde bile kırılmakta veya üzerindeki kaplama kalkmaktadır. Ancak temel topraklama hâllen tam anlaşılmamakta, kimileri sadece betonarme demirlerinin topraklama elektrotu olarak kullanılmasının ve elektriksel olarak birleştirilmesinin yeterli olacağını sanmaktadır. Halbuki temel topraklaması yeterli değil, gerekli bir koşuldur. Dolayısıyla ilâve topraklama gerekebilir.

Topraklama tesisatının (ohm) direnci yeteri kadar küçük değilse, betonarme yapıdan toprağa çıkan iletkenler ile temel etrafında toprakta yapılacak ek topraklama birleştirilerek uygun ohm değeri sağlanmalıdır. Uygulamacılar, yürürlükte olan Topraklama Yönetmeliği’ni daha iyi değerlendirmeli kalıcı ve esnek çözümler üretmelidir. Unutulmamalıdır ki, topraklama bir kez yapılacak ve geri dönüsü çok verimsiz olan bir uygulamadır. Mal ve can güvenliği açısından bu kadar önem taşıyan bir konuda, ucuz ve basit çözümlerden kaçınmalıyız. İletken seçiminde toprak içi korozyon şartlarının beton içinden daha ağır olduğu düşünülmeli ve ilerde bir problem durumunda temel altına veya yapı çevresine bir daha dönülemeyeceği unutulmamalıdır. Bu uyarıyı dikkate alarak, ve unutmayarak toprak içinde bakir iletken kullanmak en iyi çözüm gözükmektedir. Galvaniz şerit iletkenler de topraklama elektrotu olarak kullanılabilir. Ancak ek ve malzeme kalitesinden hiç taviz verilmemelidir.

YAĞMURLU HAVALAR VE YILDIRIM HAKKINDA BAZI BİLGİLER

Dünyada saniyede yüz, bir günde de sekiz milyon civarında yıldırım oluşmaktadır. Bir yıl içinde bir kişinin yıldırım tarafından çarpılma olasılığı 1/600,000.dir. Diğer meteoroloji karakterli doğal afetlerde olduğu gibi, yıldırım tarafından çarpılma ihtimalini ve yıldırımlardan dolayı can ve mal kayıplarını en aza indirebilmemiz için insanlarımızın öncelikle bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Ayrıca kamuoyunda yıldırımın oluşumu ve yıldırımdan korunma konusunda yerleşmiş çok eksik ve yanlıs olan bilgilerin de düzeltilmesi gerekmektedir. Yıldırım, kurbanlarını daha çok tarlada çalışırken, ata binerken, bisiklet sürerken, dağa tırmanırken, dışarıda oynarken, balık tutarken, ağaç altında dururken, çobanlık yaparken, telefonla konuşurken, banyodayken, yüzerken veya küçük teknelerle denize açılmısken yakalamaktadır.

Nerede olursanız olun öncelikle yıldırımdan korunmak için 30/30 kuralına uyun. Şimşek çaktıktan 30 saniyeden daha az bir süre içinde gök gürültüsünü duyduğunuz zamandan en son gök gürültüsünden 30 dakika geçene kadar yıldırım tehlikesi içindesiniz.

Gürültülü bir fırtınaya yakalandığınızda en iyi korunma kapalı bir mekana girmektir. Eğer bina ve otomobil gibi kapalı bir sığınacağınız mekan mevcut değilse yüksek yerlerden, metal iletken yakınından ve tek kalmış ağaçlardan mutlaka uzak durmalısınız. Açık arazide saçınız dikleşmeye başlıyorsa, deriniz sızlıyorsa veya çatırdama gibi bir ses duyuyorsanız, DİKKAT! her an yıldırım size çarpabilir demektir.

Tehlike durumunda hemen hızlıca alçak bir yere kaçın veya yere çömelin ve başınızı dizlerinizin arasına alarak hedef küçültünüz. Yere asla yatmayın. Eğer yüksek ve düz bir yerdeyseniz başınızı mümkün olduğu kadar alçakta tutun, fakat kesinlikle yere uzanmayın. Bazen elektrik yükünün büyük kısmı yıldırımın çaktığı noktanın yakınındaki yüzeyde yoğunlaşmaktadır. Bu yüzey akımı vücuda geçerek, ölüme ve yaralanmaya sebep olabilmektedir. Bunun için, mümkün olduğu kadar yere çökmeli ve ayak parmaklarının üzerinde durarak yerle teması en aza indirmeliyiz. Voltaj farkı yaratmamak için de ayaklarımızı birleştirmeliyiz

YILDIRIMDAN KORUNMA SİSTEMLERİ

Teknolojinin hızla geliştiği Türkiye’de 21.yüzyıla girdğimiz şu yıllarda, yıldırımdan korumasız binalar ve topraklamasız pano, tablo ve makinalar hala can almaktadır ve yüklü miktarlardaki maddi hasarlara sebebiyet vermektedir.
Yıldırımdan korunma ve topraklama tesisatlarının aşağıdaki kanunlara, şartnamelere, yönetmeliklere ve tüzüklere uygun olarak yapılması mecburidir.
a- Yapıların yıldırımdan Korunması Kuralları TS 62305 ve Bakım Şartnamesi
b- Bayındırlık Bakanlığı Yıldırımdan Korunma Genel Teknik Şartnamesi ve Bakım Şartnamesi
c- İçişleri Bakanlığı ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Binaların Yangından Korunma Yönetmeliği (26.07.2002 Resmi Gazete dördüncü kısım, Yedinci bölüm Madde:64 d) 3194 Sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikler (Temmuz 2002) Madde:54
d- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Elektrik Tesislerinde Topraklamalar Yönetmeliği 21.08.2001 Resmi Gazete
e- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Parlayıcı, Patlayıcı Maddeler Tüzüğü (PARPAT) 24.12.1973 Resmi Gazete ikinci kısım üçüncü bölüm Madde: 57

Gençlik – Olgunluk – Yaşlılık
Gençlik aşamasında aşağıdan yukarı doğru ve kenarlardan ortaya doğru hava akımları artar. Bu durum yaklaşık 10 – 15 dakika sürer.

Olgunluk aşamasında yağmurlar oluşur. Sıfıra yakın sıcaklık derecelerinde iyice azalan bulut kaldırma kuvveti şiddetli yağmurlara sebep olur. Bu sırada yukarıdan aşağıya hareket eden soğuk rüzgarlar görülür. Bunlar yere ulaştıklarında kısa süreli, şiddetli fırtınalara sebep olurlar. Bu asama yaklaşık 15 – 30 dakika sürer.

Yaşlılık aşamasında ise hava akımları artık son bulmuştur. Yaklaşık 30 dakika sürer.
Simpson ve Lomonosow iki araştırmacıya göre bulutlardaki yükler hava akımı yardımıyla oluşmaktadır. Sıcak ve soğuk havanın yer değiştirmesi sonucunda oluşan hava akımı bulutlardaki su damlacıklarını harekete geçirir. Hareket halindeki su damlacıkları, birbirleriyle sürtünmesiyle, yüklü hale geçerler. Bulutlardaki hava akımları su damlacıklarının dağılmasına ve tekrar birleşmesine sebep olurlar. Yapılan laboratuar çalışmalarında dağılan su damlacıklarından küçük damlacıkların negatif, büyük damlacıkların ise pozitif olarak yüklendiği gözlenmiştir. Bu bilgilere göre büyük su damlacıkları yani pozitif yüklü damlacıklar bulutun alt kademelerinde ve rüzgar hızının büyük olduğu bölümlerde olmalılar. Küçük, negatif yüklü, su damlacıkları ise rüzgar tarafından itilmeli ve bulutun daha yukarı kısımlarında dağılmalılar. Yıldırım bulutundaki yüklerin bu şekilde meydana geldiği kabul edilecek olursa bulutun alt kısımları pozitif yüklü olacağından yıldırım deşarjı da pozitif kutsiyette olacaktır. Yapılan gözlemler pozitif kutsiyetteki yıldırım deşarjlarının %5-20 civarında olduğunu, deşarjların yaklaşık %80- 95′ inin negatif kutsiyette olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla Simpson ve Lomonosow’ un teorileri yıldırım bulutlarındaki elektrik yüklerinin meydana gelişini tam olarak açıklayamamaktadır. Bu konuda ikinci bir teori de Elster ve Geitel tarafından ortaya konulmuştur. Onlara göre bulutların yüklenmesi tesirle elektriklenme ile açıklanmaktadır

Dünya yüzeyindeki elektrik yükü –5×105 C kabul edilirse bu yükün içinde bulunan su damlacıkları alt uçları pozitif ve üst uçları negatif olmak üzere kutuplanırlar. Yer çekimi etkisiyle aşağıya doğru düşen büyük su damlacıkları havanın oldukça yavaş hareket eden iyonlarına yaklaşırlar ve bu sırada su damlacığının pozitif alt ucu havanın negatif iyonunu absorbe ederken pozitif iyonu da iter. Böylece ağır su damlacıkları negatif elektrikli parçacıklar haline gelir. Aynı şekilde kutuplanan küçük su damlacıkları yukarıya doğru hareket ederken havanın pozitif iyonlarını absorbe ederler ve negatif iyonları iterler. Böylece hafif su damlacıkları da pozitif elektrikli parçacıklar haline gelirler. Bu teoriye göre bulutun alt kısımlarında negatif yükler bulunmaktadır. Teori negatif kutsiyetteki yıldırım deşarjlarını açıklayabilmektedir gibi gözükse de aslında eksik yanları mevcuttur. Bir yıldırım bulutunun su damlacıklarından çok buz kristalleri ve kar parçacıklarından oluştuğu düşünülürse, bu buz kristalleri ve kar parçacıklarının dünyanın elektrik alanı ile kutuplanma olasılıkları oldukça düşüktür. Bu konu üzerine üçüncü bir teori de J. I. Frenkel tarafından ortaya atılmıştır. Frenkel’ e göre havada her iki işaretli iyonlar var olduğundan, dünyanın negatif elektrik yükleri kaçmaya ve iyonosferin pozitif elektrik yükleri ile birleşmeye yatkındır. Dolayısıyla dünyanın azalan elektrik yükünü sürekli olarak takviye edecek bir olayın olması gerekmektedir. Dünyanın elektrik yükünün sabit kalmasında en önemli rolü negatif yıldırım deşarjları sağlayacaktır. Bu teoriye göre her iki işaretli iyonlardan oluşan hava ile küçük su damlacıkları veya buz kristallerinden meydana gelen bir ortam göz önüne alınır ve havanın negatif iyonlarının daha küçük su damlacıklarına veya buz kristallerine konduğu var sayılır. Buna göre bulut, negatif elektrikli su damlacıkları ve pozitif iyonlu havadan oluşur. (negatif iyonlar su damlacıkları tarafından yutulmuştur).
Bir yıldırım boşalmasının oluşabilmesi için elektrik alan şiddetinin 2500kV/m değerine ulaşması gerekmektedir. Buluttaki elektrik alan şiddeti değeri yeterince arttığında bulut – bulut veya bulut – yeryüzü deşarjı görülür. Eğer yeryüzündeki alan çeşitli sebeplerden ötürü (yüksek kuleler, gökdelenler, v.b.) bozulmuşsa bu takdirde de yeryüzü bulut deşarjı görülebilmektedir. Bulut yeryüzü deşarjı, bulutun pozitif veya negatif yüklü bölgelerinden aşağıya veya yeryüzündeki pozitif veya negatif yüklü sivri uçlarından yukarıya başlayabildiği için, dört çeşitte olabilir .

Yukarıya Çıkan Yıldırım: Bu tip yıldırımlar genelde yerin pozitif yüklü sivri bölgelerinden, bulutun negatif yüklü bölgesine başlayan ön boşalmalar seklinde görülür. Deşarjlar genelde düzgün araziler üzerindeki çok yüksek yapılardan (GSM kuleleri), veya yeryüzünün yüksek dağlık kesimlerinden başlarlar. Bu yüksek kesimlerin sivri uçlarından buluta doğru ön boşalmalar başlar. Bu sırada 1 ila 10kA arasında değişen akımlar görülür. Deşarj tam olgunlaştığında akim değeri 10kA’ i bulur.

Aşağıya İnen Yıldırım: Bir bulutun alt kısmındaki enerji yeterli seviyeye geldiği zaman toprağa doğru bir elektron demeti harekete geçer. Birinci demet 10 ile 50 metrelik mesafeyi 50 000 – 60 000 km/sn arasındaki hızla kat eder. 30 ile 100 mikron saniye süren bir aradan sonra ikinci bir deşarj birinci deşarjın yolunu izler ve birinciden 30 ile 50 metre arası daha ileri gider. Daha sonra üçüncü deşarj ardından dördüncü deşarj meydana gelir. Her bir deşarj öncekinden 30 ile 50 metre ileri giderek şimşeğin ucunun yeryüzüne yaklaşmasını sağlar. Ön boşalma yere yaklaştıkça elektrik alanı havanın delinme dayanımı üzerine çıkacak kadar artar. Böylece yeryüzünün sivri bir noktasından bir boşalma yukarıya doğru ilerleyerek ön boşalma ile birleşir. Yaklaşık 50.000km/sn’ lik bir hızla aşağıdan yukarıya doğru iyonizasyonlu ve kanalda depo edilen yükü toprağa boşaltır. Bu deşarj esnasında 200 000 ampere kadar çıkan akım 100 milyon voltluk bir gerilim ile toprağa akar.

YILDIRIMIN ANA ETKİLERİ AŞAĞIDAKİ GİBİDİR
Temel Etkileri: Bu etkiler , yıldırım çarpması sırasında içerdiği yük miktarıyla bağlantılıdır. Özgül direncin yüksek olduğu materyaller için, etki bölgelerinde çeşitli erime noktalarına neden olmaktadır. Az iletken materyaller üzerinde yüksek miktarda ısı şeklinde bir enerji açığa çıkmaktadır. İçerdikleri nem, patlamayla sonuçlanabilecek ani bir yüksek basınca neden olmaktadır.

Yıldırıma Bağlı Etkileri: Toprağın özgül direnci topraklamayı dirençli bir duruma getirmekte ve bu nedenle yıldırım akımının içinden geçtiği zaman tesisin potansiyelindeki ani bir artışı önlemede yetersiz olmaktadır. Bu da çeşitli metal parçaları arasındaki potansiyelde farklılıklar yaratmaktadır. Bundan dolayı metal parçaları arasında topraklama ve bağlantıların çok dikkatli bir şekilde tasarlanması ve alt iletkenlere bağlantısının yapılması gerekmektedir.

Elektrodinamik Etkileri : Bu etkiler, yıldırım akımının geçtiği yolun bir kısmının diğer bir kısmın manyetik alanı içinde olduğu durumlarda ortaya çıkmaktadır. Bu, yıldırımın birbirlerine çok yakın olarak konulmamış iletkenler arasından geçti zamanlarda itme ve çekme kuvvetleri oluşmaktadır.

Elektrokimyasal Etkileri : Bu etkiler göz ardı edilebilir niteliktedir ve topraklama (topraktaki stray akımlar ile karşılaştırıldığında) üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.

Akustik Etkileri – Gök gürültüsü : Gök gürültüsü, yıldırımın çarpması sırasında elektrodinamik kuvvetlere maruz kalan boşalma kanalındaki ani basınç artışlarına (2-3 atmosfer) bağlı olarak gerçekleşmektedir. Şok dalgalarıyla meydana gelen örtüşen bileşenlerin yayılımı, yüksek frekanslar için kanala dik açı yapacak şekilde düşük frekanslar için her istikamette olmaktadır. Bunun sonucu olarak, gözlemcinin yıldırım kanallarına olan mesafesi ve kanalların izlediği yöne göre farklılık gösteren bir dizi gümbürtü ve çatırdama meydana gelmektedir.

İndüksiyon Etkiler : İndüksiyon etkileri genellikle korunma sistemleri için en zorlu mücadeleyi gerektiren etkiler olmaktadır. Yıldırım bir yere yaklaştığı ve buranın iletkenleri arasından geçtiği zaman, yüksek ve bazen de yıkıcı indüklenmiş gerilim üreterek manyetik bir değişim yaratmaktadır. Yıldırım iletkeni aşağı anterlinleri ve elektrik devreleri arasında elektromanyetik luplar oluşturabilmektedir. Bu nedenle korunma sistemlerinin çok dikkatlice tasarlanmış olmalı ve gerekli her ek korunma araçlarını ihtiva etmelidir.

Işık Etkileri : Yıldırım çarpması, bunu gözlemleyen kişinin retinasında bir imge yaratmakta ve görüşünü tekrar kazanmasından önceki birkaç saniyelik bir süre boyunca gözünün kamaşmasına neden olmaktadır.

Dolaylı Etkileri: Ofset potansiyel veya tempo gerilimi. Topraktaki yıldırım akımlarının dağılımı arazinin yapısına bağlı olmaktadır. Heterojen bir toprak, komşu iki nokta arasında tehlikeli potansiyel farkları oluşturabilmektedir.    

I am text block. Click edit button to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.

03/12/2003 tarihli Elektrik Tesisleri Proje Hazırlama Yönetmeliği’nin 10/c-5.i.1 maddesi projelere başlamadan önce toprak özdirencinin belirlenmesini şart koşmuştur. Ayrıca taslak halindeki Yıldırımdan Korunma Yönetmeliği’nde de yıldırım tesislerinin tasarım aşamasında toprak özdirencinin ölçümü önerilmektedir.Toprak özdirenç ölçümünde Wenner, Schlumberger, dipol-dipol, tek elektrot-dipol, yarım Wenner ve yarım Schlumberger gibi çeşitli klasik yöntemleri kullanmak mümkündür. Yukarıda adı geçen tüm geleneksel yöntemler, 4 adet ölçüm kazığının bir doğru boyunca değişik aralıklarla toprağa çakılması ile uygulanırlar. Küçük aralıklarla yapılan ölçümlerde özel geliştirilmiş ölçüm cihazlarından yararlanılırken, büyük aralıklarla yapılan ölçümlerde ise voltmetre-ampermetre yöntemi kullanılır. Elektrik Özdirenç, Elektrik yöntemlerde yeryüzünde toprağa çakılan iki paslanmaz metal-çelik elektrot aracılığı ile yer içine elektrik akımı gönderilir. Yeryüzündeki diğer iki noktada yerleştirilen iki elektrot yardımı ile de yer içinde oluşan gerilim farkı ölçülür.

Topraklama ölçümleri üzerine toplu bir çalışma ve tecrübelerin aktarımı için hazırlanan bu yazı Meslektaşlarımızın kullanımına sunulmuştur.
Toprak özdirencinin ölçülmesi: Bu ölçme dört sonda yöntemi ile yapılmalıdır. Wenner Medotu

Y.G. TESİSLERİNDE TOPRAKLAMA DİRENÇLERİ 

Y.Gerilim tesislerinde çeşitli topraklama dirençleri için tavsiye edilen değerler:

  • İşletme topraklaması RB < 2 ohm
  • Koruma topraklaması RA Koruma düzeneğine bağlı olarak
  • Dengelenmiş şebekelerde RA < 2 ohm
  • Trafo merkezlerinde, direklerde RA < 4 ohm
  • A.G. Ve Y.G. Bağlama tesisleri birleştirildiğinde RA < 1 ohm
  • Parafudr topraklama direnci RA < 5 ohm

TOPRAKLAMA DİRENCİ ÖLÇÜMÜ 

Topraklama sistemlerinde kontrol periyotları Yönetmelik Ek-P’ye göre aşağıda verilmiştir.

  • Elektrik üretim, iletim, dağıtım tesisleri 2 yıl
  • Enerji nakil ve dağıtım hatları 5 yıl
  • Sanayi tesisleri ve iş merkezleri direnç değerleri 1yıl
  • Topraklama tesisleri ile ilgili diğer kontrollar 2 yıl
  • Sabit işletme elemanları 1 yıl
  • Yeri değişebilen işletme elemanları 6 ay
  • Parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli ve zararlı maddelerle çalışılan işyerleri ile ıslak ortamlarda çalışılan işyerleri için kontrol periyotları 1 yılı aşamaz.

ÖNEMLİ NOTLAR

  • Topraklama direnci ölçümlerinde kullanılan cihazların kalibre edilmiş olması gerekir.
  • Kullanılan cihazlar iyi tanınmalı pil şarjı -kablo kopuğu gibi durumlar mutlaka kontrol edilmelidir.
  • Bazı cihazlarda kablolar üst üste geldiğinde oldukça farklı değerler ortaya çıkabilmektedir.Bu nedenle kablolar birbirine sarılmadan birbirini kesmeden elektrotlara ulaştırılmalıdır.
  • Ölçüm anında toprağın özellikleri dikkate alınmalıdır.(Yağmurlu havalarda ölçüm yapılmamalıdır.)
  • Ölçüm anında çıplak elle elektrotlara dokunmak tehlikelidir.
  • Paratoner topraklama ölçümlerinde paratoner irtibatı kesilerek kontrol klemensinden ölçüm yapılmalıldır.Yağmurlu ve rüzgarlı havalarda ölçüm yapmak tehlikeli olabilir.
  • Ölçüm yapılan yer eğer fabrika ise topraklama sistemi mutlaka araştırılacaktır.Eğer TN sistemi uygulanıyorsa çevrim empedansı – koruma iletken kesitleri projesinden kontrol edilecektir.
  • Cihazların gövdelerine bağlanan koruma iletkenlerinin panolara bağlantısı 5 uçlu priz ve fiş düzeni ile yapılması sağlanmalıdır.
  • Koruma iletkenlerinin (TN sistemde )mutlaka Ana panodaki (trafo çıkışı) nötr barasına bağlı olduğu kontrol edilmelidir.
  • Hangi tip topraklama sistemi tasarlanırsa tasarlansın hayat akımlı (30 mA) kaçak akım koruma şalteri kullanılmalıdır.
  • Ölçüm yapılırken mümkün olduğu kadar elektrikler kesilmeli ve bu şekilde ölçüm yapılmalıdır.
  • Aynı binada tüm topraklamalar aynı topraklama barasına irtibatlandırılmalıdır.Aksi takdirde münferit ( her cihazı veya bilgisayarları)yapılan topraklamalarda cihaz gövdelerinde tehlikeli gerilimler oluşabilir.
  • Topraklama ölçümü yapılırken uygun toprak bulunamazsa , su boruları bu amaçla kullanılabilir.(Cihaz kataloglarında bu bağlantılar mevcuttur.)
  • Direklerin topraklama ölçümlerinde direk ile olan irtibat sökülmemelidir.Çünki direkte bir topraklama elemanı olarak görev yapmaktadır.

FARADAY KAFESİ SİSTEMİ NEDİR?

Faraday kafesi, elektriksel iletken metal ile kaplanmış veya bakır, galvaniz, aliminyum iletkenler ile ağ biçiminde örülmüş içteki hacmi dışardaki elektrikli alanlardan koruyan bir muhafazadır. 1836 yılında ingiliz Micheal Faraday’ın buluşu olduğundan dolayı “Faraday kafesi” diye adlandırılmıştır.

FRANKLİN ÇUBUĞU NEDİR?

Yıldırım öncesi, Franklin Çubuğu etrafında elektrik alan etkisiyle oluşan iyonizasyon, yıldırımın bu pasif metal çubuk tarafından topraklanmasını sağlar. Bu çubuğun koruyacağı hacim ucun etrafında oluşturduğu varsayılan koruma açısının koruma seviyesine, çubuk boyuna, bulunduğu yüksekliğe göre değişir. Bu koruma açısı, Gergili Hat Tekniği ve Faraday Kafesi sistemlerinde de aynı şekilde uygulanır.

KAFES METODU YÖNTEMİ NEDİR?

Franklin çubukları iletkenlerle birleştirilerek, korunacak binanın iletkenlerle kafes içine alınması ile yapılması yöndemine denilir. Kafes Metodu tasarımında Franklin’in “bir iletken ağ içerisinde elektrik alan sıfırdır ” metodundan faydalanılmıştır. Bu sistemde koruma seviyesi sonucuna göre iletken döşeme aralığı ve iletken iniş aralığı belirlenir. Bu ölçülere bağlı olarak iletkenler döşenir. Kafes Metodu çatı sisteminde, özellikle yanıcı çatılarda iletkenlerin kesişme noktalarına yakalama ucu monte edilir. Yanıcı olmayan çatılarda (metal çatılar gibi) yakalama ucu kullanımı zorunlu olmamaktadır.

Radyoaktif Paratoner, Aktif Paratoner ve faraday Kafesi gibi yıldırımdan korunma tesisatları ile elektrik ve topraklama tesisatlarınız aşağıdaki şartnameler gereği en az yılda bir defa kontrol edilmelidir. Enerji Kaynaklar Bakanlığı tarafından 21.08.2001 tarih ve 24500 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, yürürlüğe giren “Elektrik Tesislerinde Topraklamalar Yönetmeliği” Ek-P’de çeşitli topraklama tesislerinin işletme dönemi içindeki muayene, ölçme ve denetlemelerde önerilen periyotları aşağıda verilmiştir.

Elektrik üretim iletim ve dağıtım tesisleri (enerji nakil ve dağıtım hatları hariç) için : 2 yıl
Enerji nakil ve dağıtım hatları için : 5 yıl

Sanayi tesisleri ve ticaret merkezleri için :

Topraklamalara dirençlerinin muayene ve ölçülmesi       : 1 yıl
Topraklama ile ilgili diğer muayene, ölçme ve kontroller : 2 yıl

Sabit olmayan yapı ve tesisler için :

Sabit işletme elemanları için                    : 1 yıl
Yer değiştirilebilen işletme elemanları için : 6 ay
Parlayıcı, patlayıcı tehlikeli ve zararlı maddeler ile çalışılan işyerleri ve buralarda alınacak önlemler hakkında tüzük kapsamındaki topraklama tesisleri ile ıslak ortamlarda çalışılan işyerlerindeki topraklama tesislerinin muayene ve denetleme periyotları bir yılı aşamaz. TSE tarafından 04.12.1990 tarihinde yayınlanarak 4.1.1976 gün ve 7/11204 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile yürürlükte bulunan TS-62305 “Yapıların Yıldırımdan Korunma Kuralları” madde 2.11.2’ye göre “Muayeneler tercihen 12 ayı geçmeyen sabit aralıklar ile tekrarlanmalıdır. Muayenelerin yapıldığı mevsimin değişmesi 12 aydan biraz kısa bir aralığın seçilmesi faydalı olabilir.”  T.C. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yayınlanan “Genel Teknik Şartnamelerİ Bölüm 7, Yapı İşleri Elektrik Genel Teknik Şartnamesi” madde 47.15.1’e göre “yıldırımdan korunma tesisatlarının her çeşidinin bakımı periyodik olarak yılda bir kere yapılması zorunlu ve gereklidir.” Sosyal Güvenlik Bakanlığı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğün’e göre de paratoner ve topraklama bakımlarının yapılması zorunludur. Can ve mal güvenliğiniz için paratoner bakımlarının ve topraklama ölçümlerinin, yönetmelik ve tüzükler doğrultusunda yapılmasını ÖNEMLE ÖNERİRİZ!!!

Radyoaktif ve Aktif Paratoner Bakımı Esnasında Yapılan İşlemler:

Radyoaktif paratoner testi radyasyon ölçüm cihazı NEB-211 ile yapılır. Aktif paratoner markasına göre test edilebilir özellikte ise başlık testi yapılır. Radyoaktif ve aktif paratoner tesisatları muayeneleri yapılarak, TS-62305’e uygun olup olmadığı tutanak ile tespit edilir. Paratoner topraklama tesisat dirençlerinin ölçülerek, normlara uygun olup olmadığı kontrol edilir. Paratoner tesisatı haricinde, işletme, koruma, ups, trafo vb. noktaların topraklama dirençleri ölçülerek normlara uygun olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Paratoner Bakım Sonrasında Yapılan İşler:

Paratoner Kontrol sonunda yapılan iş raporlanarak Elektrik Mühendisleri Odası’na üye, mühendis tarafından imzalanır. Ölçüm için kullanılan topraklama cihazının ve radyasyon ölçüm cihazının kalibrasyon belgeleri, yetkili Elektrik Mühendisi’nin yapılan işe ait raporlar ve fatura, adresinize gönderilir.

DELTA-T DEĞERİNİN HESAPLANMASI 

Paratonerin metal sivri uca göre pilot deşarjı ne kadar daha önce oluşturduğunu gösteren değer DELTA-T değeridir. Örneğin Delta-T değeri 100 mikrosaniye olan bir paratoner, pilot deşarjı yeryüzündeki sivri uca göre 100 mikrosaniye daha önce başlatarak yıldırımı bu sivri uçtan 100 mikro saniye daha önce yakalıyor demektir. Teorik olarak bu kadar önemli olan Delta-T değerinin pratikte standartlardaki bazı eksikliklerden dolayı birçok farklı yorumlar yapılmakta, bu yorumlar ise yanlış hesaplamalara neden olmaktadır. Sonuçta çok küçük bir alanı koruyabilme kapasitesi olan paratonerler bile 100m – 150m gibi büyük yarıçaplı alanları koruyormuş gibi piyasaya satışı yapılmaktadır.

DELTA-T  DEĞERİNİN BELİRLENMESİ

Ampirik hesaplar ile altmış mikro saniyelik Delta-T değerine sahip olan bir paratonerin 5 m zemin farkı ile birinci seviyedeki koruma sahası yarıçapı 79 m olarak hesaplanmaktadır. Fakat burada adı geçen altmış mikro saniyelik Delta-T değeri nasıl belirlenir? Delta-T değeri labaratuvar şartlarında yaklaşık 10 m elektrot açıklığında, 100 kA’lik darbeler ile oluşturulan yapay yıldırımlarla bulunur. Yıldırım pasif bir yakalama ucuna düşürülür. Bu deney 1 dakika aralıklar ile 100 kere tekrarlanır. Her seferinde uç ile, bulutu tamsil eden elektrot arasında iyonize kanalın (yıldırım kanalı) açılma süresi ölçülür.

Örneğin:
Birinci deneme                 (pasif1)     200msn
İkinci deneme                  (pasif2)     233 msn
Üçüncü deneme               (pasif3)     191 msn
Dördüncü deneme            (pasif4)     260 msn
Beşinci deneme                (pasif5)    183 msn

İkinci olarak aynı deney bir paratoner ile yapılır. 1 dakika aralıklar ile 100 kere tekrarlanır. Her seferinde paratoner ile elektrot arasında iyonize kanalın (yıldırım kanalı) açılma süresi ölçülür.

Örneğin: 
Birinci deneme               (paratoner1)    105 msn
İkinci deneme                (paratoner2)    120 msn
Üçüncü deneme             (paratoner3)    150 msn
Dördüncü deneme          (paratoner4)    220 msn
Beşinci deneme              (paratoner5)    169 msn

Birinci deney ile elde edilen değerlerden, ikinci deneyde elde edilen değerler çıkarılır.

Delta T1    =    200 – 105    =    95 msn
Delta T2    =    233 – 120    =    113 msn
Delta T3    =    191 – 150    =    41 msn
Delta T4    =    260 – 220    =    40 msn
Delta T5    =    183 – 169    =    14 msn

Bulunan değerler toplanarak ortalaması alındığında Delta-T değeri bulunur
(Örneğimiz için) Delta T = (95 + 113 + 41 + 40 + 14) / 5 = 60.6msn olacaktır.
İşte paratonerlerin Delta-T değerleri bu şekilde hesaplanmaktadır ve bu hesap yöntemi bir çok yanlışlıktan dolayı bir çok ülkede kabul görmemektedir.

Temel demirlerinin örülmesi

Demirlerin Hazır Hali

Betonun Dökülmesi

Zemin Betonun Hazır Hali

Demirlerin Temele Yerleştirilmesi

Betonun Dökülmesi

Ankarajların Hazırlanışı

Paratoner Montajı ve Direğin Hazırlanışı

Paratoner Direğinin Dikilişi

Paratoner Direğinin Son Hali

Bina Üzeri Paratoner Montaj Şeması

Faraday Kafes Sisteminin Yapılışı

Topraklama Sistemi Yapılışı

Temel Topraklama Detayı

Kafes Direk Üzeri Paratoner Montaj Şeması

Yerden Dikme Paratoner Montaj Detayı

Paratoner Nedir: Paratoner (yıldırımlık) yıldırımın etkilerinden korunmak için Bakır veya Alüminyum iletken ile toprağa iletilerek yapılan korunma yöntemlerinden biridir. Paratoner sayesinde yıldırımın düşmesinde ortaya çıkacak yangın ve muhtemel tehlikelere karşı alınacak en önemli korunma yöntemi paratonerdir.

Paratonerin İcadı: 1750’de Franklin elektrik akımının yüklerin etkilenmesinden meydana geldiği, bu nedenle bir noktadan diğerine geçtiğine dair teorisini ve elektriksel yıldırımdan korunmak üzere paratonerin kullanılabileceğini İngiliz Bilimler Akademisi’ne yazdı. Ispatı için bir kilise âlemini önerdi, ancak akademi ilgilenmedi, Philadelphiada da henüz âlemli kiliselerde bulunmadığından, teorisini uçurtma uçurarak ispat etti, bu arada da hafif bir yıldırım çarpmasına hedef oldu. Bu deneyin yayınlanmasından sonra İngiliz Bilimler Akademisi’ne üye seçildi.

Paratoner sistemi: Paratoner, iniş iletkeni (Bakır, Galvaniz, Alüminyum) ve topraklama tesisatı aracılığı ile montajı yapılmaktadır. 1968 yılında ilk Radyoaktif Paratoner Amper elektirik paratoner a.ş tarafından getirilmiştir. Günümüzde ise satışı olmasa da eski Radyoaktif paratonerli montajlar olarak halen bazı yapılarda görülmektedir. Paratonerler (Aktif Uçlar)  kendi aralarında da çalışma sistemi açısından farklılık gösterirler.

AKTİF PARATONERLERİN ÇALIŞMA PRENSİPLERİ

Aktif paratonerler elektrostatik alan prensibi ile çalışan yeni teknoloji diye tabir edebileceğimiz en etkili yıldırımdan korunma sistemidir.

Aktif paratonerler erken akış uyarı prensibi ile çalışan paratonerler olarak da anılırlar. Bu paratonerler E.S.E aktif paratoner olarak da anılırlar.

Aktif paratonerlerin çalışma prensibi o anki havanın yüklerine göre elektrik alan şiddetinin arttırılmasına dayanmaktadır. Böylece negatif veya pozitif yıldırım çeşitlerine karşı koruma sağlamış olmaktadır. Yıldırıma karşı korumada en son geliştirilen bu yöntem günümüz de hızla yaygınlaşmaktadır.

Bu paratonerlerin çalışma prensibi, akımın yeryüzü ile birleşmeden önce yakalayarak yıldırım deşarjını güvenli bir biçimde toprağa aktarmaktır. Bu nedenle Aktif paratonerlerde yakalama hızı (Δt) önem kazanır. Havada oluşturduğu elektrik alanı sayesinde yıldırıma bir yol hazırlayarak toprağa veren aktif paratonerler havayı iyonize etmediği için gereksiz deşarjlara neden olmamaktadır.

Aktif paratonerler enerjilerini havada oluşan elektrostatik ve elektromanyetik alan yoğunluğu değişiminden alırlar.

Aktif paratonerlerin önemli özellikleri, kurulmuş oldukları yerde dairesel alanda yıldırımdan etkin bir koruma sağlarlar. Bu nedenle hem ekonomik hem de etkin yıldırımdan korunma aktif paratoner ile yapılır. Aktif paratoner sistemlerinde paratoner tesisinden toprağa tek noktadan iniş yeterli olmaktadır. Bununla birlikte Paratoner tesisatları çok yüksek binalarda her 10 Katta bir yatayda binanın dış cephesinde iletkeni döşemek gerekir ki bu sisteme de “kuşaklama” denir.  Aktif paratoner sisteminin de tıpkı faraday kafesinde olduğu gibi topraklamasının son derece sağlıklı yapılması gerekmektedir.

AKTİF PARATONERLERİN KULLANIM ALANLARI

Tüm binalara, açık alanlara rahatlıkla ve çeşitli şekillerde uygulaması yapılan aktif paratonerler okullar, hastaneler, fabrika binaları, baz istasyonları, akaryakıt dolum ve satış istasyonları, havaalanları, stadyumlar, apartmanlar, yazlık siteler, cami, kilise ve havralar gibi yaşam alanımızda bulunan tüm bina ve tesislerde kullanılmaktadır.

PARATONER TESİSATI KURULUM ŞARTNAMESİ

  1. Aktif Paratonerlerin çalışma sistemi erken akış uyarımlı, çok yüksek deşarj akımına dayanıklı, basınçlı hava sirküle edecek şekilde yapılandırılmış ve paslanmaz malzemeden olacaktır.
  2. Aktif Paratoner başlığı paratonerin bulunduğu nokta ile toprak arasındaki potansiyel farkını hissedecek Pasif elektrodlara ve Venturi sistemi ile iyonizasyonu kontrol edecek Aerodinamik yapılı Aktif elektrodlara sahip olacaktır.
  3. 30 yıl paslanmazlık garantisine sahip olacaktır.
  4. Aynı tip başlık farklı koruma seviyelerine ve bu koruma seviyelerine bağlı olarak farklı koruma sahasına sahip olacaktır.
  5. DL tetikleme zaman üstünlüğü NFC17–102 standartlarında belirtilen değerlere uygun olacaktır.
  6. Paratoner başlığı dışında kalan paratoner malzemeleri TS IEC 61024 de belirtilen standartlara uygun olacaktır.
  7. Paratoner en az 4,5 mt boyunda ve en az 2” çapında bir direk üzerine yerleştirilecektir. Paratoner direği 7 mt’den yükseğe en az üç noktadan gergi telleri ile tutturulacaktır. Paratoner direği, paratoneri emniyetle taşıyacak, her türlü hava şartlarına ve dış etkenlere karşı dayanıklı ve sağlam olacaktır.
  8. Paratoner yapı üstünden mümkün olan en yüksek yere konulacaktır. Eğer bina üzerinde anten, korkuluk demiri, anten direği vb. Yükseltiler varsa paratoner ünitesinin yüksekliği bunların üzerinde tutulacaktır.
  9. İniş iletkeninin 1 mt yakınındaki bütün metal tesisat (korkuluk demirleri, anten direkleri vb.) paratoner iniş iletkenine sağlam biçimde elektriksel olarak bağlanacaktır. Bağlantılar iniş iletkeni ile aynı malzemeden olacaktır. Ancak bu bağlantıların korozyona neden olmayacak biçimde ve iyi iletkenliğe sahip olması gerekmektedir.
  10. İniş iletkeni 30x2mm², 25x3mm² lama bakır veya 2×50 mm²  yuvarlak dolu bakırdan olacaktır. İniş iletkeni mümkün olan en kısa yoldan toprağa indirilecek ve iletkene keskin bükümler yapılmayacaktır. İletkenler TS IEC 61024’de belirtilen ölçülerde yüzeye monte edilecektir. İniş iletkenin eksiz olması gerekmektedir. Ek yapmak zorunda kalınırsa, yapılan eklerde Termokaynak tercih edilecektir.
  11. Yıldırım sayacı, Test Klemensinden önce veya topraktan 2 mt yukarıda iniş iletkenine monte edilecektir. Aktif Paratonerde oluşan deşarjların sayısını takip etmek ve herhangi bir olay esnasında yıldırımla ilgisini anlamak için kullanılacaktır.
  12. Test klemensi koruma borusunun 10 cm üzerinde konulacaktır. Test Klemensleri plastik kapak içinde, bakır veya pirinçten mamül test yapma amacına uygun yapılandırılmış ve bulunduğu yüzeye sağlam olarak tespit edilmelidir.
  13. İniş iletkeni toprağa indiği yere kadar, 0,5 mt’si toprak içinde kalacak şekilde,  32 mm (5/4” inç) iç çapında, 2,5 mt boyundaki muhafaza borusu içine alınacaktır. Galvanizli kelepçelerle sağlam olarak tespit edilmelidir.
  14. Topraklama elektrotları, 20 mm çapında, 3 mt boyunda olacak ve toprağın donma seviyesinin altında (0,50 mt) çakılacaktır. Aralarındaki mesafe en az elektrod boyunun iki katı olacaktır. Topraklama direnci 10 ohm’dan (TS IEC 61024) küçük olacaktır. Ölçüm sonucunda ölçülen değer 10 ohm’u aşarsa topraklama yapılmalıdır. Gerek görülmesi halinde firmanın temin edeceği katkı maddeleri ile toprak iletkenliği arttırılacaktır.
  15. Sistemin montajında, iki farklı metalin temasından sonra ortaya çıkan korozyon olayı dikkate alınacaktır. Farklı metallerin kullanılmasında mümkün olduğunca açınacaktır. Taşıyıcı direk, kroşelerin tespitlenmesinde duvar yüzeylerinin bozulmaması, topraklama için kanal kazılması ve zeminin eski haline getirilmesi sağlanacaktır.
  16. Bütün topak altı ekler termokaynak ile yapılacaktır.
  17. Kullanılan bütün kroşeler bakır veya paslanmaz olup, civataları paslanmaz olacaktır.
  18. Montajda kullanılacak malzemeler TSE kalite belgeli veya ISO 9001 veya CE belgeli olacaktır.
  19. Paratoner tesisatı yapılmadan önce projelendirilecek yapıldıktan sonra ise ilk proje üzerinden hareketle as built projesi yapılacaktır.
  20. Tesisat bittiğinde topraklama ehliyetli personel tarafından ölçülüp, firma yetkili mühendisi onaylayarak raporlandıracaktır.

 

PARATONER ÜNİTESİ  TEKNİK ŞARTNAMESİ

  1. Aktif Paratoner Başlıkları, erken akış uyarımlı çalışma sistemine sahip olup, çok yüksek deşarj akımına dayanıklı, korozyona uğramaz bozulmayan, doğal maddeden yapılmış, en yüksek rüzgâr hızına dayanıklı olacaktır.
  2. Aktif paratoner başlıkları, Erken Akış Uyarılı (E.S.E-Early Streamer Emission) elektrostatik aktif paratoner olmalıdır.
  3. Aktif Paratoner Başlıklar, test edilebilir özelliğe sahip olması tercih nedenidir.
  4. Test cihazının sürekli olarak tesisata monte edilebilir olması ve istenilen anda test yapılabilmesi tercih nedenidir.
  5. Aktif Paratoner başlığı, aktif bölümün yıldırım deşarjı esnasında daha az etkilenmesini sağlayacak yalıtkan tertibe sahip olacaktır. Kablo vs. gibi ek bağlantı elemanları bulunmayacaktır. Yalıtkan tertibin belgesi teklif ile birlikte ihale komisyonuna verilecektir.
  6. Aktif paratoner başlığı kimyasal korozyona uğramayacak maddeden yapılmış olacaktır. Üretici firma tarafından bu maddeye uygunluğu belgelenmeli ya da taahhüt edilmelidir. Bu belge teklif ile birlikte ihale komisyonuna verilecektir.
  7. Aktif Paratoner, Çalışma sıcaklığı –30 +50 C olacaktır. Çalışma sıcaklığı testi akredite olmuş bir kuruluş tarafından yapılmış olacak ve teklif ile birlikte verilecektir.
  8. Aktif Paratoner, IP 65 koruma sınıfına sahip olacak ve koruma sınıfı testinin akredite olmuş bir kuruluş tarafından yapıldığına dair belge teklifle birlikte verilecektir.

AKTİF PARATONERLERİN ÇALIŞMA PRENSİPLERİ

Aktif paratonerler elektrostatik alan prensibi ile çalışan yeni teknoloji diye tabir edebileceğimiz en etkili yıldırımdan korunma sistemidir.

Aktif paratonerler erken akış uyarı prensibi ile çalışan paratonerler olarak da anılırlar. Bu paratonerler E.S.E aktif paratoner olarak da anılırlar.

Aktif paratonerlerin çalışma prensibi o anki havanın yüklerine göre elektrik alan şiddetinin arttırılmasına dayanmaktadır. Böylece negatif veya pozitif yıldırım çeşitlerine karşı koruma sağlamış olmaktadır. Yıldırıma karşı korumada en son geliştirilen bu yöntem günümüz de hızla yaygınlaşmaktadır.

Bu paratonerlerin çalışma prensibi, akımın yeryüzü ile birleşmeden önce yakalayarak yıldırım deşarjını güvenli bir biçimde toprağa aktarmaktır. Bu nedenle Aktif paratonerlerde yakalama hızı (Δt) önem kazanır. Havada oluşturduğu elektrik alanı sayesinde yıldırıma bir yol hazırlayarak toprağa veren aktif paratonerler havayı iyonize etmediği için gereksiz deşarjlara neden olmamaktadır.

Aktif paratonerler enerjilerini havada oluşan elektrostatik ve elektromanyetik alan yoğunluğu değişiminden alırlar.

Aktif paratonerlerin önemli özellikleri, kurulmuş oldukları yerde dairesel alanda yıldırımdan etkin bir koruma sağlarlar. Bu nedenle hem ekonomik hem de etkin yıldırımdan korunma aktif paratoner ile yapılır. Aktif paratoner sistemlerinde paratoner tesisinden toprağa tek noktadan iniş yeterli olmaktadır. Bununla birlikte Paratoner tesisatları çok yüksek binalarda her 10 Katta bir yatayda binanın dış cephesinde iletkeni döşemek gerekir ki bu sisteme de “kuşaklama” denir.  Aktif paratoner sisteminin de tıpkı faraday kafesinde olduğu gibi topraklamasının son derece sağlıklı yapılması gerekmektedir.

AKTİF PARATONERLERİN KULLANIM ALANLARI

Tüm binalara, açık alanlara rahatlıkla ve çeşitli şekillerde uygulaması yapılan aktif paratonerler okullar, hastaneler, fabrika binaları, baz istasyonları, akaryakıt dolum ve satış istasyonları, havaalanları, stadyumlar, apartmanlar, yazlık siteler, cami, kilise ve havralar gibi yaşam alanımızda bulunan tüm bina ve tesislerde kullanılmaktadır.

PARATONER TESİSATI KURULUM ŞARTNAMESİ

  1. Aktif Paratonerlerin çalışma sistemi erken akış uyarımlı, çok yüksek deşarj akımına dayanıklı, basınçlı hava sirküle edecek şekilde yapılandırılmış ve paslanmaz malzemeden olacaktır.
  2. Aktif Paratoner başlığı paratonerin bulunduğu nokta ile toprak arasındaki potansiyel farkını hissedecek Pasif elektrodlara ve Venturi sistemi ile iyonizasyonu kontrol edecek Aerodinamik yapılı Aktif elektrodlara sahip olacaktır.
  3. 30 yıl paslanmazlık garantisine sahip olacaktır.
  4. Aynı tip başlık farklı koruma seviyelerine ve bu koruma seviyelerine bağlı olarak farklı koruma sahasına sahip olacaktır.
  5. DL tetikleme zaman üstünlüğü NFC17–102 standartlarında belirtilen değerlere uygun olacaktır.
  6. Paratoner başlığı dışında kalan paratoner malzemeleri TS IEC 61024 de belirtilen standartlara uygun olacaktır.
  7. Paratoner en az 4,5 mt boyunda ve en az 2” çapında bir direk üzerine yerleştirilecektir. Paratoner direği 7 mt’den yükseğe en az üç noktadan gergi telleri ile tutturulacaktır. Paratoner direği, paratoneri emniyetle taşıyacak, her türlü hava şartlarına ve dış etkenlere karşı dayanıklı ve sağlam olacaktır.
  8. Paratoner yapı üstünden mümkün olan en yüksek yere konulacaktır. Eğer bina üzerinde anten, korkuluk demiri, anten direği vb. Yükseltiler varsa paratoner ünitesinin yüksekliği bunların üzerinde tutulacaktır.
  9. İniş iletkeninin 1 mt yakınındaki bütün metal tesisat (korkuluk demirleri, anten direkleri vb.) paratoner iniş iletkenine sağlam biçimde elektriksel olarak bağlanacaktır. Bağlantılar iniş iletkeni ile aynı malzemeden olacaktır. Ancak bu bağlantıların korozyona neden olmayacak biçimde ve iyi iletkenliğe sahip olması gerekmektedir.
  10. İniş iletkeni 30x2mm², 25x3mm² lama bakır veya 2×50 mm²  yuvarlak dolu bakırdan olacaktır. İniş iletkeni mümkün olan en kısa yoldan toprağa indirilecek ve iletkene keskin bükümler yapılmayacaktır. İletkenler TS IEC 61024’de belirtilen ölçülerde yüzeye monte edilecektir. İniş iletkenin eksiz olması gerekmektedir. Ek yapmak zorunda kalınırsa, yapılan eklerde Termokaynak tercih edilecektir.
  11. Yıldırım sayacı, Test Klemensinden önce veya topraktan 2 mt yukarıda iniş iletkenine monte edilecektir. Aktif Paratonerde oluşan deşarjların sayısını takip etmek ve herhangi bir olay esnasında yıldırımla ilgisini anlamak için kullanılacaktır.
  12. Test klemensi koruma borusunun 10 cm üzerinde konulacaktır. Test Klemensleri plastik kapak içinde, bakır veya pirinçten mamül test yapma amacına uygun yapılandırılmış ve bulunduğu yüzeye sağlam olarak tespit edilmelidir.
  13. İniş iletkeni toprağa indiği yere kadar, 0,5 mt’si toprak içinde kalacak şekilde,  32 mm (5/4” inç) iç çapında, 2,5 mt boyundaki muhafaza borusu içine alınacaktır. Galvanizli kelepçelerle sağlam olarak tespit edilmelidir.
  14. Topraklama elektrotları, 20 mm çapında, 3 mt boyunda olacak ve toprağın donma seviyesinin altında (0,50 mt) çakılacaktır. Aralarındaki mesafe en az elektrod boyunun iki katı olacaktır. Topraklama direnci 10 ohm’dan (TS IEC 61024) küçük olacaktır. Ölçüm sonucunda ölçülen değer 10 ohm’u aşarsa topraklama yapılmalıdır. Gerek görülmesi halinde firmanın temin edeceği katkı maddeleri ile toprak iletkenliği arttırılacaktır.
  15. Sistemin montajında, iki farklı metalin temasından sonra ortaya çıkan korozyon olayı dikkate alınacaktır. Farklı metallerin kullanılmasında mümkün olduğunca açınacaktır. Taşıyıcı direk, kroşelerin tespitlenmesinde duvar yüzeylerinin bozulmaması, topraklama için kanal kazılması ve zeminin eski haline getirilmesi sağlanacaktır.
  16. Bütün topak altı ekler termokaynak ile yapılacaktır.
  17. Kullanılan bütün kroşeler bakır veya paslanmaz olup, civataları paslanmaz olacaktır.
  18. Montajda kullanılacak malzemeler TSE kalite belgeli veya ISO 9001 veya CE belgeli olacaktır.
  19. Paratoner tesisatı yapılmadan önce projelendirilecek yapıldıktan sonra ise ilk proje üzerinden hareketle as built projesi yapılacaktır.
  20. Tesisat bittiğinde topraklama ehliyetli personel tarafından ölçülüp, firma yetkili mühendisi onaylayarak raporlandıracaktır.

 

PARATONER ÜNİTESİ  TEKNİK ŞARTNAMESİ

  1. Aktif Paratoner Başlıkları, erken akış uyarımlı çalışma sistemine sahip olup, çok yüksek deşarj akımına dayanıklı, korozyona uğramaz bozulmayan, doğal maddeden yapılmış, en yüksek rüzgâr hızına dayanıklı olacaktır.
  2. Aktif paratoner başlıkları, Erken Akış Uyarılı (E.S.E-Early Streamer Emission) elektrostatik aktif paratoner olmalıdır.
  3. Aktif Paratoner Başlıklar, test edilebilir özelliğe sahip olması tercih nedenidir.
  4. Test cihazının sürekli olarak tesisata monte edilebilir olması ve istenilen anda test yapılabilmesi tercih nedenidir.
  5. Aktif Paratoner başlığı, aktif bölümün yıldırım deşarjı esnasında daha az etkilenmesini sağlayacak yalıtkan tertibe sahip olacaktır. Kablo vs. gibi ek bağlantı elemanları bulunmayacaktır. Yalıtkan tertibin belgesi teklif ile birlikte ihale komisyonuna verilecektir.
  6. Aktif paratoner başlığı kimyasal korozyona uğramayacak maddeden yapılmış olacaktır. Üretici firma tarafından bu maddeye uygunluğu belgelenmeli ya da taahhüt edilmelidir. Bu belge teklif ile birlikte ihale komisyonuna verilecektir.
  7. Aktif Paratoner, Çalışma sıcaklığı –30 +50 C olacaktır. Çalışma sıcaklığı testi akredite olmuş bir kuruluş tarafından yapılmış olacak ve teklif ile birlikte verilecektir.
  8. Aktif Paratoner, IP 65 koruma sınıfına sahip olacak ve koruma sınıfı testinin akredite olmuş bir kuruluş tarafından yapıldığına dair belge teklifle birlikte verilecektir.